Rahşan Tekşen

ANA SAYFA  »  KEŞKÜL  »  Kısa Kısa   »  Küçük Kız

Küçük Kız

Küçük Kız
Küçük Kız

Metroda küçük bir kız çocuğuyla annesi oturdu karşıma. Genç kadın koltuğa yerleşir yerleşmez telefonunu çıkardı ve etrafıyla ilişiğini kesti.

Çocuk elindeki yarı dolu su şişesini, dalgaların üstünde yalpalayan bir sandal gibi sallamaya başladı. Ona göre belki de dalgalar şişenin içindeydi. Suyun çırpınışlarını duymak için arada bir şişeyi kulağına yaklaştırıyordu çünkü. Sonra yeni bir oyun buldu kendine. Tek gözünü kapayıp fotoğraf çekiyormuş gibi dışarıda gördüğü şeyleri odaklamaya başladı. Gördüğü her neyse, boşluğa uzattığı parmağıyla onlara dokunmayı da ihmal etmedi. Etrafındaki insanları incelemeye koyuldu sonra; konuşmalarını, giyimlerini, mimiklerini… O kadar dikkatle izliyordu ki o an kızcağızın sağır olduğunu, konuşamadığını, hatta beş havâsının sadece görmekten ibaret olduğunu sandım. Metro tünele girdiğinde, duvarlara tespih boncukları gibi dizilen ışıkları saydı her defasında. Bu arada minik ayaklarını sallıyordu. Kırmızı rugan botları eteğimin ucuna değip geri kaçıyor, beni oyununa davet ediyordu. Sonra minik başını ikimizin arasındaki boşluğa uzatıp ayaklarının bana değip değmediğini kontrol etti; sevimli kız, edepli kız.

Ne olduysa bundan sonra oldu. Kadın telefondan bıkıp kızının eline bırakıverdi bir anda. Gözlerini kapayıp uyur gibi yaptı. İzlemeye doyamadığım o masal kahramanı montunun içine saklandı, minik burnuna kadar gömdü kendini. Bitkisel hayattaki hastaların makineye bağlanması gibi elindeki telefona bağlandı bütün dikkati, hayal dünyası… Şişenin içindeki dalgaları unuttu. Çektiği fotoğrafları, saydığı ışıkları... Kör oldu, sağır oldu, dilsiz, hissiz… Kelebek gibi uçuşan ayakları durdu, vazgeçti eteğimi çekiştirmekten.

Kısa Kısa KATEGORİSİNDEN...

attar-41742

Attar

Feriduddin-i Attar'ın anlattığına göre Habîb Acemî adında bir zat ne zaman Kur'an dinlese ağlarmış. "Arapça bilmiyorsun, neden ağlıyorsun?" diyenlere, "Evet bilmiyorum. Ama dilim Acemîdir, kalbim Arabî..." dermiş.

DETAY...

fil-84496

Fil

Züccaciye dükkânındaki fil, nefes bile alamıyor korkusundan. Kırıp döktüklerinden çok, kocaman cüssesinden utanıyor. Kendinden utanıyor, fil olmaktan utanıyor...

DETAY...

nokta-virgul-92741

Nokta, Virgül

Edebiyatla meşgul olan insanlar, malzemesi nokta, virgül olan metin ustaları gibi görülüyor. Alet edevatını kap da şu benim yazıyı bir düzeltiver, deniyor onlara sıkça. El atıyorlar atmasına amma çoğu zaman görüyorlar ki duvar çürük, çivi tutmuyor.

DETAY...

renkli-iplikler-63466

Renkli İplikler

İplik almaya her gidişinde beni de götürürdü annem. Renk seçimime karışmaz, sadece tezgâhın üzerindeki küçük kutudan alabileceğimi söylerdi. O küçük kutu, benim gittiğim iplikçi dükkânıydı ve o dükkânın tek müşterisi bendim. Sarısından moruna, yeşilinden pembesine…

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML