Rahşan Tekşen

Mısır Çarşısı

Mısır Çarşısı
Mısır Çarşısı

DİŞ İÇİN KERPETÂN GÖZ İÇİN ÇEŞMEZÂN

...

Açılan her çömlekten, küfeden farklı bir kokunun yayıldığı; her kokunun başka bir derde deva olmak için sahibini aramaya koyulduğu yerdi burası. Bir avuç amber kabuğu almaya gelirdi cenazesi olan. Tütsü olarak yakardı amber kabuğunu ki Rahmet-i Rahman’a güzel kokularla uğurlansın yolcu. Kimi aktarın başına varır; taş döken, kum söken bir ilâç sorardı. Mısır püskülü doldururdu kese kâğıdına aktar. Kaynat, derdi, bir güzel. İç suyunu, bulursun devanı bi-izn’illâh. Kimi bir hekime gitmenin ciddiyeti ve itimadı ile çocuğunu aktara getirir, gözündeki arpacığı gösterirdi. Mürdesenk verirdi ona aktar. Aman, derdi, mürdesengi bir bardak içinde gülyağı ile ezesin, çocuğunun gözüne öyle süresin. Bulur devasını bi-izn’illâh. Ciğerlerini tırnaklarıyla çizip duran öksürük illetinden şikâyetçi olurdu kimi. Arap zamkı verirdi aktar ona. Kani olmayacak olursa müşteri şayet, bilir misin, diye sorardı aktar, evlâdı gibi tanıdığı malını methetmeye bir yol bulmak için. Sarayın hekimbaşı Salih b. Nasrullah, altı derde devâ olan bu ilaç için ne der kitabında: “Öksürüğü keser, akciğer yaralarına iyidir, mideye kuvvet verir, gülyağında kavrulup yenirse göğüs ve akciğerden gelen kanı keser, gülsuyu ile eritilip göze damlatılırsa göz ağrısına ve dahi kepeğe iyi gelir.”

...

Metnin tamamı için: Kırk Bir Kere İstanbul, Şule Yayınları, 2013, sf. 41-47.

Kırk Bir Kere İstanbul'dan Seçmeler KATEGORİSİNDEN...

yusuf-pasa-sebili-82545

Yusuf Paşa Sebili

Su insanın ayağına geldiği gün, çeşmelerin bir daha hiç konuşmayacağını anladı sakalar. Beyaz sorguçlarını, siyah çizmelerini çıkarıp kaldırdılar tavan arasına. Özene bezene süsledikleri atlarının sırtından kırbalarını indirdiler.

DETAY...

yahya-efendi-dergahi-54628

Yahya Efendi Dergâhı

Güneşi bile unutmuş toprak, gül vermeyi öğrenir onun elinde. Saçlarının telleri birbirine karışmış ağaçlar, kendilerine çeki düzen vermeyi… Gözleri de hayran bırakır tekke böylece, gönülleri olduğu kadar. Kapısından misafir eksik olmaz. Yemeğini yemeden, şerbetini içmeden kalkıp giden olmadığı gibi. Bu kapıya gelip de sadakasını almayan bir fakir yoktur. Bu kapıya gelip de duasını almayan bir tek fakir: Vezirler, paşalar, divan erbabı, esnaf, halk…

DETAY...

galata-kulesi-67571

Galata Kulesi

Vaktiyle yangın gözetleyip şehri bu afetten haberdar eden kulenin eteğine bir kıvılcım sıçradı on sekizinci asırda. Fark edilene kadar, kızıl renkli bir alev sardı kuleyi. O günkü âfeti beyitlere taşıyan Vahidî, dil-i âşık gibi yandığını söyler kulenin. Yüzü gözü tanınmayacak hâle gelen kuleye III.Selim sahip çıktı ve onu yeniden eski hâline kavuşturdu. 

DETAY...

buyuk-valide-han-18633

Büyük Valide Han

İsminden de anlaşılacağı gibi Valide Han’ın sadece büyüklüğüne bakarak bile yaşı tahmin edilebilir. Zira on yedinci asra gelinceye kadar hanlar ya tek avluludur ya da çift avlulu; ya tek katlıdır ya da çift katlı. Büyük Valide Han, kendi asrında üçüncü avlusu yapılan ilk handır ki on yedinci asır, han inşasının zirveye ulaştığı, on sekizinci asır da kemale erdiği dönemdir.

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML