Rahşan Tekşen

ANA SAYFA  »  KİTAPLIĞIM  »  EDEBİYAT AİLEM   »  Meryem Kılıç

Meryem Kılıç

Meryem Kılıç
Meryem Kılıç

KURTARILMIŞ DUA

 

aradığım tuz binaların gölgesine dönüştü

sırayla tellere takıldı kanatları kuşların, bunun nedeni

eskiden de bizimdi onlar şimdi de bizim

demirin altından uçtuklarında en çok yakından

böyle zamanlarda insanın ayağı birden akşam

 

eğilmiş bütün kemikleri düzeltip şu dümdüz yolda

şehrime gece ötüşlü böcekleri ekleyerek güvende olayım diye sırf güvende olmak için

dağın üstündeki gökyüzü

göğün şekil verdiği dağ

çocukta iç sıkıntısı oluyor, neden?

 

ateş dövülürken ne diyecek, kızlar topuklarıyla

aynı halkaya girdiklerinde yalnız kızlar, tabiat ve gün doğumu

kulaklarımı güzel hayallerle tıkıyorum hiç kimsenin sesi

böyle şeyler de var Allah’a sığınmak diye bir şey

uyuklamak, avlanmak, suyun sesine kanarak

sağ yanına güçlü orduyla, sürerek ayağını

yanaklarından kazıyarak çıkarıyordu gündüzü Leyla

onda da bir sığınma

 

başkası süpürüyor kapısının önünü

başkası sonbaharı bekliyor

başkası seyretmenin ne anlama geldiğini

hep derli toplu çantasından çıkarıp

pay edilmiyor taze ve süslü bir gün

başkası

 

Meryem Kılıç, Kafes Kesiği, Şule Yayınları, 2019.

EDEBİYAT AİLEM KATEGORİSİNDEN...

mustafa-sari-80743

Mustafa Sarı

kötürüm dakikalar sürünür duvarlarda bileklerimde metalin keskin izi cüzzamlı bir fırtına değilim artık hayır şu muazzam kış karşısında baygın sıcakları özleyen şımarık bir kar tanesiyim yoruldum üşümekten

DETAY...

ilknur-demirci-32737

İlknur Demirci

Susturun arkamdan yaktığınız ağıtları. Gücünü tüketmiş göz pınarlarınıza merhamet edin artık. Sızlanmak çocuklara yakışır; sizlere yakışan yalnızca metanet. Kalemim parmaklarımın arasında kalmışsa alın. Kollarım iki yanıma düşmüşse takın kanatlarımı.           

DETAY...

demet-soysal-89758

Demet Soysal

Pazılarına kadar kıvırdıkları yenlerini besmele çekerek açan orta yaşlı babalar, kalın tırnaklarına nal gibi çakılmış takunyalarını sürükleyerek şadırvandan ağır ağır gelen dedeler, ezberlerini namazda unutmamak için sessizce tekrar eden yeni yetmeler, sıvalı paçalarıyla koşarak cemaate yetişen üstü başı toz içinde ırgatlar, ıslak sakalları yüzlerinde dirice parlayan gençler; kâmetle beraber ayaklanmış, gözleri yerde mırıldanarak birbirlerine yanaşıp tek saf olmuş, cübbesini estire estire mihraba gelen imamın tekbirine kulak kesilmişlerdi. “  Durdum divana, uydum imama, kıblem kabe-i şerife. ” “Allahu Ekber!” 

DETAY...

selman-nuriler-71565

Selman Nuriler

Bir: Allah. Dedem “Birdir Allah,” derdi kalkarken hep. Koltuktan, sofradan, misafirlikten, fark etmez. Onun hayalî bastonuydu bu söz. Eşyalar uykudan uyanır gibi olurdu bu kelimeleri söyleyince. Perdeler ve örtüler havalanır, kapı kendiliğinden açılırdı. Kadınlar konuşurken duyuyordum, yaşlıların böyle özel güçleri olabiliyormuş. Hızlı hızlı giderdi dedem her yere.  

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML