Rahşan Tekşen

ANA SAYFA  »  KİTAPLIĞIM  »  EDEBİYAT AİLEM   »  Meryem Kılıç

Meryem Kılıç

Meryem Kılıç
Meryem Kılıç

KURTARILMIŞ DUA

 

aradığım tuz binaların gölgesine dönüştü

sırayla tellere takıldı kanatları kuşların, bunun nedeni

eskiden de bizimdi onlar şimdi de bizim

demirin altından uçtuklarında en çok yakından

böyle zamanlarda insanın ayağı birden akşam

 

eğilmiş bütün kemikleri düzeltip şu dümdüz yolda

şehrime gece ötüşlü böcekleri ekleyerek güvende olayım diye sırf güvende olmak için

dağın üstündeki gökyüzü

göğün şekil verdiği dağ

çocukta iç sıkıntısı oluyor, neden?

 

ateş dövülürken ne diyecek, kızlar topuklarıyla

aynı halkaya girdiklerinde yalnız kızlar, tabiat ve gün doğumu

kulaklarımı güzel hayallerle tıkıyorum hiç kimsenin sesi

böyle şeyler de var Allah’a sığınmak diye bir şey

uyuklamak, avlanmak, suyun sesine kanarak

sağ yanına güçlü orduyla, sürerek ayağını

yanaklarından kazıyarak çıkarıyordu gündüzü Leyla

onda da bir sığınma

 

başkası süpürüyor kapısının önünü

başkası sonbaharı bekliyor

başkası seyretmenin ne anlama geldiğini

hep derli toplu çantasından çıkarıp

pay edilmiyor taze ve süslü bir gün

başkası

 

Meryem Kılıç, Kafes Kesiği, Şule Yayınları, 2019.

EDEBİYAT AİLEM KATEGORİSİNDEN...

sukran-binark-83663

Şükran Binark

Ertan okul haricinde, evde bilgisayar başında değilse genelde bahçedeydi. Yine mahalleliye ve esnafa illallah dedirtiyordu ama eskisi kadar değil. En son vukuatında, arkadaşlarıyla vanaları kapatıp mahalleliyi susuz bırakmışlardı. Saatler sonra birinin aklına gelmişti vanaya bakmak da, durum anlaşılmıştı. 

DETAY...

sare-cizmecioglu-34735

Sare Çizmecioğlu

   İçinde ne olduğunu hep merak ettim. Boyum kulpuna yetişmezdi. Sadece kapağındaki aynada kendimi seyredebilirdim. Eteklerimi iki yana açıp selâm verir, kulaklarımı çekiştirir, dişlerimi inceler, nanik yapar, kimse görmeden üst raftaki teneke kutuya nasıl ulaşabileceğimi düşünürdüm. Babaannemin odasında gardrobun hemen yanında alnı tavana değen antika dolabın varaklı tuğrası göze benziyordu. Başımın üstünden beni dikizleyen bu korkunç bakıştan ödüm patlasa da aynanın karşısından ayrılamazdım.

DETAY...

bazen-cok-13664

Mehmet Babalıoğlu

Pardösü. Elimi ensesinden soktuğumda sırtı ıslak ve soğuktu. Ateşlenip fenalaşıyor, ardından vücudu buz kesiyordu. Damaklığı çıkarınca buruşan dudaklarını gücü yettiği kadar açtı. Soluklandıkça kesik kesik bir ses geliyordu. "Bir nefes, hığğk, bir nefes, hığğk." Ellerini hırıltılı göğsünün üzerinde gezdirirken sırtını ovuyordum ben de. Hemşire hastanızın elbiselerini çıkartıp sedyeye yatırın, dedi ve gitti. Üzerine örttüğümüz pardösüyü aldım önce. Anneannem en bunaltıcı havalarda bile pardösüsünü almadan dışarı çıkmazdı.

DETAY...

uzatilmis-bir-yas-84551

Şafak Çelik

Uzaklaşan çocukluğum ve tabii Özlem için…   hüzünlü bir not kalmış ardında “bulutu severdi. beyaz kuş lekesi olmayan”

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML