Rahşan Tekşen

ANA SAYFA  »  KİTAPLIĞIM  »  EDEBİYAT AİLEM   »  Filiz Geç

Filiz Geç

Alışılmadık Deniz
Alışılmadık Deniz

KUTSAL GECEDE KAÇIŞ

boynuma dolanan şeffaf bir eşarpla kaçtım

yol boyu iz bırakmadan

her adımda düştü ellerim

kim tanır beni bu yorgunlukla

 

karanlık bana göre değil

yıldızlar göç ediyor beklemeden sabahı

oturdum karşısına baharlar tazeledim

laleleri incitmeden dökmeden yaprakları

masmavi göklerden incecik yağmur gibi

bitmeyen yolculuklar halinde

telaşlı yalnız ve korkuyla

 

kimse bölüştürmüyor fısıltıları

herkes gördüğüne yabancı

iç sıkıntısı kokan tenlerinde

siyah mavi  kör bir baykuş

kaçsam alışılmadık bir biçimde

dokunmadan  babaların saçlarına

ürkek masum ve dualı

 

uzayan geceye kızıyorum

gece uzun kızıyorum

illa ateş mi olmalı yürümek için

geceyi terk etmek için ateş

ebedi bir kıvılcım suskunluğunda gözlerimiz

alışılmadık bir deniz köpükten elmaslar

kim çıkarabilir beni sevgilinin bahçesinden

 

bir plağa dokunmayalı çok oldu

bozar mıyım ahengi  saçlarında gezerken rüzgâr

her göğe bakanı uçacak sanmayın

simit susamları  kuşların kanadında

kim uçurabilir beni bu yorgunlukla

 

Filiz Geç, Alışılmadık Deniz, Şule Yayınları, 2018

EDEBİYAT AİLEM KATEGORİSİNDEN...

deli-sesler-16654

Berrin Erdoğan

Palyaçonun sallandığı direğin darağacından tek farkı, ucunda sallanan adamın koltuk altından asılmasıydı. Neden herkesin kahkahalarla izlediği bir şeyi bu kadar korkunç buluyorum? Metrelerce yukarıdaki ipin ucunda debelenen bir adam nasıl komik olur, tek ben mi benzetiyorum can çekişen birine? Herkes nasıl da mutlu. Bir başka palyaço seyircilerin arasından gösteriye dahil olacak kişileri seçiyor. Ellerine birer top verdiği oyunun parçası olmayı başaran izleyiciler, hırsla palyaçoyu vurmaya çalışıyor.

DETAY...

tek-basina-iyilik-98661

Aziza Rüya

Yakut topraklara ulaşan her yabancı büyüleyici manzara karşısında, vay vay vay, diyerek coşuyor, şehirden gözlerini uzun süre alamıyordu. Onu görüp cezbesine tutulanlar, kendilerine geldiklerinde haritalarına sarılıp, neresi burası, diye sorup soruşturmuş, onca çabalarına rağmen yerin adını öğrenememişlerdi.

DETAY...

c-zeynep-kaplantas-32568

C. Zeynep Kaplantaş

Bir sabah uyandığında Emily kocasını yanında bulamadı. Banyodan sifon sesi bekledi, ııh. Salondaki televizyondan gelecek gürültüye kulak kabarttı, hayır. Odalardan birinde miydi yoksa? Yatağında gerinip esnedi. “Kalkıp çayı koyayım,” Üç sokak aşağıda oturuyordu annesi, ona uğramıştı belki de. Porselen bardağını aldı raftan. Hım, tereyağının tadı nefis! Bir dilim kızarmış ekmek daha? Üstüne sıcak çaydanlığı koyduğu için gazetedeki haberi görmedi.

DETAY...

babamin-makineleri-27655

Ali Murat Binark

Bazen ne kadar çabalarsan çabala kötü olursun. Bu yüzden kendinden nefret edersin ve nefret ettikçe daha kötü biri olursun. Bazen biri bile olamazsın. Ortalıkta salınıp duran bir ruhsundur sadece. Kimliksiz, kişiliksiz bir şey. Kimse seni anlamaz. Ergen miyim, dersin kendi kendine. Ergensindir. Değilsindir. Hep çocuk görürsün kendini, hep yaşlı. Ağlamaktan yüzü kızarmış küçük bir çocuğun seni gördüğü andaki o bir anlık duraksamasıyla mutlu olur, rastgele bir sokaktaki tanımadığın bir adamın, yüzüne yönelmiş şüphelenen bakışlarından mutsuz olursun.

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML