Feriduddin-i Attar'ın anlattığına göre Habîb Acemî adında bir zat ne zaman Kur'an dinlese ağlarmış. "Arapça bilmiyorsun, neden ağlıyorsun?" diyenlere, "Evet bilmiyorum. Ama dilim Acemîdir, kalbim Arabî..." dermiş.
Bir tuşa basınca şecereyi önüne döküyormuş bilgisayar. Dün altını bezlediğimiz çocuklara, beş kuşak önceki dedemizin adını, nerede doğduğunu, ne zaman vefat ettiğini söylüyormuş.
Selçuklu ve Osmanlı saraylarında çeşit çeşit güvercinler beslenirmiş. Saraya gelen yabancı sefirler ülkelerine dönerken de onlara güvercin hediye edilirmiş. Kendini bir kuşla simgeleştirip dünyanın dört bir tarafına uçuran zarif bir anlayış...