Rahşan Tekşen

ANA SAYFA  »  KİTAPLIĞIM  »  EDEBİYAT AİLEM   »  Meryem Kılıç

Meryem Kılıç

Meryem Kılıç
Meryem Kılıç

PROVAYI ALKIŞLAMAK İÇİN TOPLANANLAR

kollarım böyle bir şey söylemek üzere havada
ordular gittiler kapılarının altında dinlenen adamlarla birlikte
söylenmemişti önceden bu gördüğün kıştır yorabilir bu gördüğün kamaştırır gözlerini
söylenmemişti veremedim bir isim, çatıda bekleyen yağmur ha düştü ha düşecek
ya da dağılacak sis fazla yer kaplıyor kolluyorum kendimi
uykuyla uyanıklık arası evleri sayıyorum düşmemek için göğe
-önce geniş yerler açalım dağlara sonra hatırlayalım-
başaklar yenilerini çağırıyor onların da kolları havada-
söyleyip duruyorum önce kendim duymalıyım
yankıları yanlarında geliyor insanlar rüzgâr da, şehir solduruyor parmak izlerini
söylenmemişti
başka mutluluklar rüyadan dökülen tatlı hafif içecekler


yazılmaması gereken çok şey var yazılabilir hiç
aklımdaki çengel, boş dolanan çengel
merhabanın yakışmadığını düşünüyorum bugünlerde, yağmurun acıtmasını kimsenin yüzüne
çok yonga dökülecek daha ayaklarımın üstüne
bahsetmiş olabilirim önceden şehir ve parmak izi bahsinden
sular nerede yükselir nerede taşıyabilir bizi
kaç kez endişelenir annelerimiz en çok ne zaman
ümit edebiliriz, belki yapabiliriz bunu

Meryem Kılıç, Kafes Kesiği, Şule Yayınları, 2019.

EDEBİYAT AİLEM KATEGORİSİNDEN...

sukran-binark-83663

Şükran Binark

Ertan okul haricinde, evde bilgisayar başında değilse genelde bahçedeydi. Yine mahalleliye ve esnafa illallah dedirtiyordu ama eskisi kadar değil. En son vukuatında, arkadaşlarıyla vanaları kapatıp mahalleliyi susuz bırakmışlardı. Saatler sonra birinin aklına gelmişti vanaya bakmak da, durum anlaşılmıştı. 

DETAY...

demet-sahin-15759

Demet Şahin

Bahçemizde bir elma ağacı var.  Meyveleri pazardakiler gibi kırmızı ve büyük değil.  Küçük, yeşil ve biraz ekşiler. Isırdıkça tatlı tatlı kokuyorlar.  Bu ağaç benim yazlığım.  Kış biter bitmez serçe gibi dallarına konuyorum. Yaprakları beni herkesten saklıyor.  Bir de babam gölgesine salıncak kurdu mu, değmeyin keyfime!

DETAY...

deli-sesler-16654

Berrin Erdoğan

Palyaçonun sallandığı direğin darağacından tek farkı, ucunda sallanan adamın koltuk altından asılmasıydı. Neden herkesin kahkahalarla izlediği bir şeyi bu kadar korkunç buluyorum? Metrelerce yukarıdaki ipin ucunda debelenen bir adam nasıl komik olur, tek ben mi benzetiyorum can çekişen birine? Herkes nasıl da mutlu. Bir başka palyaço seyircilerin arasından gösteriye dahil olacak kişileri seçiyor. Ellerine birer top verdiği oyunun parçası olmayı başaran izleyiciler, hırsla palyaçoyu vurmaya çalışıyor.

DETAY...

demet-soysal-89758

Demet Soysal

Pazılarına kadar kıvırdıkları yenlerini besmele çekerek açan orta yaşlı babalar, kalın tırnaklarına nal gibi çakılmış takunyalarını sürükleyerek şadırvandan ağır ağır gelen dedeler, ezberlerini namazda unutmamak için sessizce tekrar eden yeni yetmeler, sıvalı paçalarıyla koşarak cemaate yetişen üstü başı toz içinde ırgatlar, ıslak sakalları yüzlerinde dirice parlayan gençler; kâmetle beraber ayaklanmış, gözleri yerde mırıldanarak birbirlerine yanaşıp tek saf olmuş, cübbesini estire estire mihraba gelen imamın tekbirine kulak kesilmişlerdi. “  Durdum divana, uydum imama, kıblem kabe-i şerife. ” “Allahu Ekber!” 

DETAY...

2026. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML