Rahşan Tekşen

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü
Galata Köprüsü

ALTIN LİRALARDAN TAHTA KÖPRÜ

...

Köprüden geçmek isteyen herkes hâlâ müruriye vermek zorundadır. Aksi halde köprü tahsildarlarından herhangi biri kendisine musallat olup onu cümle âleme rezil rüsva edebilir. Bu beyaz entarili memurlar öyle acımasız, öyle zorba zevat olarak bellenmiştir ki onlar hakkında nice mizahi resimler çizilmiş, yazılar yazılmıştır. Hâlbuki tek bir gün, onların yerine geçilseydi ve para vermemek için tramvaya asılarak karşıya geçmeye çalışan onlarca insanın peşinde koşulsaydı, belki de tahsildarlar haklı görülecek, biraz da insafa değer bulunacaktı.

Lâkin kimin aklında ne olduğunu nereden bilecekti müruriye toplayan tahsildarlar! Onların hataları, yetişkine de çocuğa da aynı muameleyi yapmak, öfkelerini herkesten çıkartmaktı. Bu yüzden gazeteler meseleye dikkat çeken satırlar kaleme alıyor, bu mevzuda Bahriye Nazırı’nın dikkatini çekmeye çalışıyorlardı:

“Köprü memurlarının hilaf-ı terbiye hareketleri pek çok defa umumun şikâyetlerine bahis olunmuştur. Bu memurların çoluk çocuğa ve muteber zevata dahi itale-i lisana ve bed muameleye ve hatta sebb ü düşmana daima cür’et ettikleri çeşm-i teessüf ve nefret ile görülmekte olduğundan bunların terbiyesi veyahut kabil-i terbiye olmazlar ise tebdil olunup yerlerine erbab-ı dirayetten adamlar tayini zımmında Bahriye Nazırı Devletlu Paşa Hazretleri’nin nazar-ı dikkatleri celp olunur.”

...

Metnin tamamı için: Kırk Bir Kere İstanbul, Şule Yayınları, 2013, sf. 135-142.

Kırk Bir Kere İstanbul'dan Seçmeler KATEGORİSİNDEN...

sahaflar-carsisi-25636

Sahaflar Çarşısı

1980’de Sahaflar Çarşısı yeniden tanzim edildi. Dükkânların üzeri kapatıldı, avluya taşlar döşendi, ortaya küçük bir bahçe yapıldı ve çeşme kondu. Sahaflar, sadece ders kitapları, testler, hediyelik eşyalar satan bir kitap çarşısı olarak idrak edildiği günden beri de içi çıkarılmış bir cevize döndü.

DETAY...

haydarpasa-gari-99629

Haydarpaşa Garı

1900’lü yıllar. Hatta tam da 1900. Yıllardır zihninde mukaddes bir emanet gibi muhafaza ettiği arzusuna biraz daha yaklaşmıştı Abdülhamid. Onun arzusu, İstanbul’dan Hicaz’a yapılan yolculuğun aylarca sürmesine, yolculukları çileye çeviren susuzluk, hastalık ve baskın korkusuna çare bulmaktı. Onun asıl arzusu, İstanbul’u Mekke ve Medine’ye sağ salim kavuşturmak ve rayların denize değdiği yere bir gar binası inşa etmekti.

DETAY...

galata-kulesi-67571

Galata Kulesi

Vaktiyle yangın gözetleyip şehri bu afetten haberdar eden kulenin eteğine bir kıvılcım sıçradı on sekizinci asırda. Fark edilene kadar, kızıl renkli bir alev sardı kuleyi. O günkü âfeti beyitlere taşıyan Vahidî, dil-i âşık gibi yandığını söyler kulenin. Yüzü gözü tanınmayacak hâle gelen kuleye III.Selim sahip çıktı ve onu yeniden eski hâline kavuşturdu. 

DETAY...

pierre-loti-kahvesi-44548

Pierre Loti Kahvesi

Loti, çok eski ağaçlardan mürekkep bir ormandan mermer beyazlığı ile çıkan mukaddes cami ve sonra muzlim renkler taşıyan ve içine mermer parçaları serpilmiş cesim mezarlıkları ile bir ölüm şehri olan hazin tepeler, diye tarif eder Eyüp sırtlarını.

DETAY...

2021. Copyright © Rahşan Tekşen.

Avinga | XML